Haksız İcra Takibine Karşı Haklarınızı Bilin: Adım Adım Mücadele
Beklenmedik bir anda, asılsız veya ödenmiş bir borca dair icra tebligatı almak, her vatandaşı endişelendiren bir durumdur. Bu tür bir tebligatla karşılaşmak, ne yapacağını bilememe hali ve hak kaybı korkusu yaratabilir. Ancak Türk hukuk sistemi, haksız yere başlatılan icra takiplerine karşı önemli yasal savunma mekanizmaları sunar. Önemli olan, haklarınızı bilmek ve doğru adımları zamanında atmaktır.
Haksız İcra Takibi Hangi Durumlarda Ortaya Çıkar?
Haksız icra takipleri genellikle, gerçekte var olmayan bir borç için ya da daha önce ödenmiş olmasına rağmen kayıtlara geçmemiş bir alacak için başlatılır. Kimlik karışıklıkları, eski aboneliklerin iptal edilmemesi, sahte belgelere dayalı işlemler veya haksız bir senedin takibe konulması gibi durumlar bu listenin başında gelir. Samsun’da yaşayan bir vatandaşın başına gelebilecek bu tip olaylar, hızlı ve yerinde hukuki müdahale gerektirir.
İcra Takibine Nasıl İtiraz Edilir ve Süreç Nasıl İşler?
İcra tebligatını aldığınızda ilk ve en kritik adım, tebligatın size ulaştığı tarihten itibaren genellikle 7 gün içinde icra dairesine itiraz etmektir. Bu itiraz, borcun tamamına (borca itiraz) veya belgedeki imzanın size ait olmadığına (imzaya itiraz) yönelik olabilir. Usulüne uygun yapılan bir itiraz, icra takibini durdurarak haciz gibi istenmeyen durumların önüne geçer. Bu süreler kaçırıldığında, itiraz hakkınızı kaybedebilir ve hukuki süreci daha karmaşık hale getirebilirsiniz.
İtirazınız Sonrası Alacaklı Dava Açarsa Ne Yapılmalı?
Eğer itirazınızdan sonra alacaklı, itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davası açarak icra takibini devam ettirmek isterse, süreç mahkeme aşamasına taşınır. Bu davalarda, borcun gerçekten var olup olmadığı, delillerle birlikte titizlikle incelenir. Haklı olduğunuzu ispatlamak ve mahkeme sürecini doğru yönetmek, profesyonel bir icra ve iflas hukuku avukatının desteğini gerektiren önemli bir aşamadır.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar ve Yargıtay’ın Bakış Açısı
Vatandaşlar haksız icra takipleri karşısında en sık tebligat sürelerini kaçırma veya itirazlarını yeterince açık ve delilli yapmama hatasına düşerler. Yargıtay, İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde sürelerin kesinliğini ve ispat yükünün önemini defalarca vurgulamıştır. Örneğin, ödediğinizi iddia ettiğiniz bir borç için banka dekontu veya makbuz gibi somut deliller sunmanız elzemdir. Delil yetersizliği, haklıyken haksız duruma düşmenize neden olabilir. Bu yüzden, süreci en başından itibaren dikkatle takip etmek ve profesyonel bir avukat desteği almak büyük önem taşır.
Her hukuki durum somut olaya göre farklılık gösterebilir ve hak kaybı yaşamamak adına uzman desteği önemlidir.
Detaylı bilgi ve iletişim için sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Post Resim Kaynağı: Alexander Suhorucov
https://www.pexels.com/@alexander-suhorucov